Çatıdan atlamadan Filistin’e çakıldı

Çatıdan atlamadan çakılanlar kadrosu tamam!
Sinir uçlarınızı gafla şarj etmek istiyorsanız Ekmeleddin Efendi’nin açıklamalarını sardırıp evde yiyebilirsiniz. Aslında bugün Jet İmamlara Namaz Yavaşlatma Eylemi tavsiyesinde bulunacaktım lakin ışık hızıyla saçmalayan adamı görünce Jet İmamlar sona düştü. Çatıdan jet hızıyla düşenler listesinin malzemesi bol ve gülmek için daha cazip.
Akıl hijyeni önemli ,deliler bile bu konuda daha istikrarlıyken fikir çöplüğünü bu kadar cesurca paylaşan adam da mevcut deli cesaretinden nemalanıyor galiba. Hele ki bu adam sinek yağından sebeplerle Mazlumların başına kurşun yağdıran İsrail’i daha ilk platformda aklıyor ve mazlum kanı üzerinde gevrek patinajlar çekiyorsa..
Şimdi benim anlamadığım adaylığından itibaren itina ile saçmalayan ve oy beklediği tabanın sövgüsüne mazhar olmuş bir adam neden bu kadar cilalanıyor. Malzeme bu.. Karizma yok, üslup sıfır, beden dili lâl, özgüven çatıdan atlamış durumda zaten, daha Madımak otelinde kaç kişinin yandığını aklında tutamamış halkın nabzını nasıl tutacak?
Seçtiği konular bidona erken basılmış turşu kıvamında.. Başörtüsü almış başını yürümüş beyefendiye de turşuluk fetvaları kalmış. Ha bir de oyun hamuru için bol malzeme verme ustası ki sosyal medyada kendisini destekleyen gezi oyuncuları vıcık yazılarla katkıda bulunuyor.
Filistin konusunda Türkiye tarafsız olmalıymış. Üflemeyi geçtim,yuh desem çatıdan düşecek o hesap. Daha atlamadan mazlum kanına çakılan bu adama yazıklar olsun demek farz oldu. Bırak bürokrasiyi ,ülke menfaatini, henüz vicdanını yerden kaldıramamış adam nasıl çatıya çıkıyor bunu hiç anlayamıyorum. Çatıdan bakınca Filistin Tatil köyü gibi görünüyor galiba. Hoş Sisi’nin Türkiye şubesi olmuş bir adamdan beklenecek bir zırva.
Tekrar ediyorum vicdanını yaranacağı kitleye satan adamdan Cumhurbaşkanı olmaz. Bu şekilde stepne bile değil. Alim bilgin (!) neyse ne.. Müslüman Kardeşlerinin gördüğü zulümle saçmalayan bir adam Cumhurbaşkanı olamaz olsa olsa Kılıçdaroğlu ile gaf ikizi olur. ..

konya escort

Büyük Partiler Doğurgandır

Genelde iç siyaset ilgi alanım değildir. Alt yapım iç siyaseti takip edip partisel ve kişisel bazda değerlendirmeğe pek yeterli değil.
Dış siyaset, bölgesel gelişmeler, çatışmalar, işgaller, saldırılar ve bunların olası politik sonuçları beni daha çok ilgilendirmekte ve uzmanlık alanımı oluşturmama yardımcı olmaktadır.
Kıbrıs’ın yakın tarihini, yaşanan olaylara ilaveten olayın kahramanı kişilerin isimleri ile bilmekteyim neredeyse. 2 bin yıllık tarihini ise çok iyi biliyorum.
Bu bilgiler bana çok şeyler öğretirken, siyasi vizyon da kazandırdı. Bazı olayların nasıl gelişebileceğini daha başından görmeye başlamak gibi bir yeteneğin sahibi oldum yıllar içinde.
29 Haziran Pazar günü KKTC’de yapılan Yerel Seçimlerin ve Anayasa oylamasının sonuçları incelemeye ve politik açıdan analiz etmeye değer bir gelişme gerçekte. Sanki de en medeni ve insancıl şekilde, demokratik yollardan bir “Kıbrıs Türk Baharı” yaşandı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı döneminde başlayan partili siyasi hayatını ve KKTC’nin 1970′lerde Maviler-Yeşiller gruplaşması ile başlayan çok partili siyasi hayatını incelediğimde görüyorum ki büyük siyasi partiler veya da belli bir süre iktidarda kalmış siyasi partiler doğurgan bir yapıya sahip oluyorlar. Söz konusu siyasi partiyi oluşturan fikir grupları bir müddet sonra cepheleşmeye gidiyorlar ve bir grup partiden kopup yeni bir siyasi güç olarak politik arenaya atılıyor.
Türkiye’de ve KKTC’de bunun çok örnekleri var.
Celal Bayar ve Adnan Menderes liderliğinde CHP’den kopan bir grubun Demokrat Partiyi kurması ve Türkiye’yi 10 sene yönetmesi.
27 Mayıs İhtilaline rağmen DP’nin küllerinden doğan Adalet Parti’sinin tekrar iktidar olması ve içinden, MSP, DYP, ANAP gibi partileri doğurması.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında hayata geçen CHP’nin zaman içinde GP, DSP, SDP ve SODEP gibi partileri doğurması,
KKTC’de UBP’nin, Demokrat Parti (DP), Milliyetçi Adalet Partisi (MAP) ve hayatları çok kısa olan Adalet ve Barış Partisi (ABP) gibi partileri doğurması örneklerden bazıları. Bunların yanında diğerleri de var, TKP’den ve CTP’den kopan veya atılan siyasilerin zaman içinde YKP ve BKP’yi kurmaları veya onlara can katmaları gibi.
29 Haziran Yerel Seçimleri ve Anayasa oylaması sonrasında Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) içinde yaşananlar sanki de siyasi doğum öncesindeki sancılara benziyor. CTP’nin genç ve deneyimsiz yöneticilerinin, partiyi kurup, en sıkıntılı günlerde partiye sahip çıkıp ölümüne mücadele veren ve lakapları “Bıyıklılar” olan ekibi tasfiye etmeye çalışması, sonucu hoş olmayacak bir girişim gibi gözüküyor.
Bunun tam tersi olsaydı ve ipler “Bıyıklılar”ın elinde olsaydı, Bıyıksızları ihraç ederler miydi? Bana göre, geçmişteki deneyimleri kendilerine mani olurdu ve sorunu “Yen İçinde” çözmeği tercih ederlerdi. Büyük bir olasılıkla CTP MYK’sı konuyu uzatarak soğutacak ve herhangi bir parçalanmayı önlemeye çalışacak.
Bu aşamada deneyimin konuşacağı kesin…..

konya escort

Oruçla bilenmek

Ramazan ve Oruç inanan insanın kalbinde yeşeren iman ağacının iki güzel meyvesidir.
Ruh ve bedeni arındırmak için Ramazan bir rahmet ve merhamet ayıdır Oruç bir uyanış çağrısıdır. Selam olsun Ramazanla bilinçlenen, Oruçla bilenenlere.
Namaz diriliş çağrısıdır. Camiler kulluğumuzu yerine getirmek için birer buluşma, selamlaşma, kucaklaşma, kardeşliğimizi pekiştirme merkezidir. Teravihler ‘’Ya Rabbi biz de bu rahmet ayından nasibimizi almaya geldik, bizim de içimizi, dışımızı rahmetinle temizle’’ yakarışıdır.

Ezan Sur’a üflenmenin uyarısıdır. Oruçla sınanan insana bir kurtuluş çağrısıdır. Ramazan, Oruç ve Namaz insanın Rabbine yakınlaşması için, her biri ayrı özellikte ve güzellikte olan vesilelerdir.
Teravih kıyamda durmanın denemesidir. Kıyam insana cemaat halinde dik durmayı öğretir. Rükû; Yalnız Allahın karşısında eğilmektir. Secde; Allah ile yakınlaşma denemesidir. Allahtan başka hiçbir gücün karşısında dize çökmemek, eğilmemek demektir.

Derin bir tefekkür için diz çökmektir Tahiyyatta oturmak. Allah cc ve Onun yüceliği karşısında kulun acizliğinin hayrete bürünen teslimiyet halidir.

İşte namaz bu bilinçle kılınırsa kâmil bir namazdır. Teravih namazı bu ruh halinde bir araya gelmek, ümmet olmak, her şeyi yaratan Allahın yolunda hep birlikte saf saf dik durmaktır.

Teravih namazı atalarımızdan kalma bir adet, gelen, görenek ve folklorik bir seremoni değil, Müslümanlar olarak hep birlikte, her iftar sonrası gecenin ortasında kelebekler gibi ilahi aydınlığa koşmaktır.
Oruçla dirilen Müslümanların Rabbimizin huzurunda hep birlikte Tekbirler ve Salâvatlar getirmek, Onun şahitliğinde ‘’Yolundayız ya Rabbi, izindeyiz ya Rasulüllah’’ demektir.

İslamı bir iman, itikat ve bilinç olarak kuşanmış tüm Müslümanların ruh ve mana planında dirilişinin sembolik bir araya gelmesidir Teravih namazları. Kulun Allah cc ile buluşması ve Ona karşı, Onun Resulüne karşı olan bağlılığını defalarca yeryüzüne ve âleme ilan edilmesidir.

Ramazan her sene Müslümanları inkârın kara bayrağına karşı, Hz. Muhammedcin sav’ın sancağı altında toplar. Orada bir araya getirir. Bize varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi ve bir ümmet olduğumuzu hatırlatır.
Ramazan, Oruç ve Namaz tüm Müslümanlar için bir uyanış, silkiniş ve kendi kimliğimize dönüş çağrısıdır. Vahyin yüceliğini dosta ve düşmana karşı en güçlü bir şekilde haykırıştır.

Oruç her müslümanın sene de bir ay kendi nefsine karşı inanç ve imanını tazelemesi, güçlendirmesi, kendine çeki düzen vermesi, kendisini onarmanın, terbiye etmenin mektebidir.

Bedenin, ruhun, düşüncenin, aklın, fikrin arınmasına ön ayak olmaktır oruç. İnanç ve imanın yeniden Hak ve hakikat süzgecinden geçirilerek ilmik ilmik örülmesidir. Oruçlu iken insanın vahiyle içli dışlı olması insanın kendisiyle yüzleşmesidir.

Oruç sadece aç ve susuz kalarak vücudu sene de bir ay dinlendirmek, rektefe etmek değil, ruh ve bedeni açlıkla ve susuzlukla sınanmak ve eğitmektir. Bize bütün nimetlerini veren Rabbimize şükretmek için vesileler aramaktır.

Kendi içinde, ailende, çevrende ve tüm âlemde varlığın kıymetini bilmek, yokluğun aczini ve derin şükrüyle karşı karşıya gelmektir.

Unutulmuş, görmezlikten gelinen öteki insanları da hatırlamaktır. Yoksullara sahiplenmek, onlara kendine ait olanlardan vermek, verirken bir elinin verdiğini ötekine göstermemektir.

Takvayı, tevazuyu, fedakârlığı ve cömertliği öğretir Oruç. Her türlü riya, kibir, gurur ve gösteriş bataklığından kurtarır insanı. Allaha kulu olmak isteyenlerin kurtuluş kapısıdır.

Oruç bilinciyle bilenmek ve dirilmek ümidiyle Ramazanlarınız kutlu, Oruçlarınız makbul, namazlarınız ve niyazlarınız kabul olsun! Ramazan ayı tüm insanlığa barış, özgürlük, bereket ve hayırlar getirsin!
Bizlere Ramazanı, Oruçu ve namazı hediye eden Allaha c hamdolsun!

adana escort

İsrail’den taraf mı?

Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Türkiye’nin Ortadoğu politikasının nasıl olması gerektiği yönünde açıklamalar yaptı.
Aslında tek bir kelime söyledi, “tarafsızlık”. Filistin-İsrail meselesi başta olmak üzere tüm Ortadoğu’da tarafsızlık politikası. Peki nasıl?

Türkiye, Ortadoğu’da tarafsız olacak. Ortadoğu’daki kavganın temeli olan İsrail-Filistin meselesinde tarafsız olacak. Aslında tarafsız olurken taraf olacak çünkü bu kavgada taraf tutmamak demek İsrail’in tarafı olmak demek.
Nasıl mı? Mesela İsrail ile Filistin 1991’den bu yana tam 11 kez barış masasına oturdu. Onuncusu 2007 Annapolis’te Bush, Olmert ve Abbas’ın başlattığı süreçti. 27 Aralık 2008’de başlayan ve haftalar süren kanlı Gazze katliamı ile sona erdi.

Sonra 2013 Temmuz’da Amerika Dışişleri Bakanı Kerry’nin başlattığı son süreç var. Müzakerenin sonucu için bugünkü Ortadoğu haberlerine göz atmak yeterli. 3 gün önce 14 yaşındaki Filistinli bir çocuk yakılarak katledildi. Yahudiler, Kudüs sokaklarında “Araplara ölüm” diye bağırarak yürüyor.

Barış falan olmadı aksine ölüm oldu, katliam oldu. Kazanan İsrail, işgali arttıran, saldırıları arttıran İsrail oldu, kaybeden Filistin oldu.

Peki neden? İşte bu adına “tarafsızlık” denilen ama aslında tamamen İsrail taraftarlığı olan politika yüzünden.

O müzakerelerde Filistin tarafı masaya hep baştan kaybetmiş olarak oturdu. İsrail, Filistin’in olmazsa olmaz şartlarına daha en başında “hayır” dedi.

Hamas o masadan hep dışlandı, Mahmut Abbas, koca bir Filistin halkı adına zorla masaya tek başına oturtuldu.

Arabuluculara gelince hani o tarafsız olması gereken arabulucular. Son müzakeredeki Amerikalı heyetin çoğu Yahudi kökenliydi.

Oysa 2013 Mayıs ayında Ortadoğu’da bu barış müzakereleri için görüşmeler yapılırken Başbakan Erdoğan Gazze’ye gitmek istemiş, Amerika Dışişleri Bakanı Kerry, “Filistin ile İsrail arasında barış süreci olacak dışardan müdahale olmasın” demişti.

Yani Amerika “tek tarafsız benim” diyerek her barış sürecinde oyunu kendi kurmuş ve Filistinliler her defasında barış masasının altında kalmışlardır.
Ortadoğu’da tarafsızlık işte böyle bir şey. Arabuluculuk yaparken kendini tayin etmek, Türkiye gibi bu işi hakkıyla yapacakları saf dışı bırakmak sonra bütün dengeleri İsrail adına kurmak ve yönetmek.

samsun escort

Evren und Sahinkaya

Urteile gefällt: Im “12. September-Verfahren” sind Ex-Staatschef Kenan Evren (96) und Ex-Luftwaffenchef Tahsin Sahinkaya (89) zu lebenslangen Haftstrafen verurteilt worden.
Evren als auch Sahinkaya waren am 12. September 1980 die Anführer des dritten Militärputsches in der Türkei. Dem Putsch waren bürgerkriegsähnliche Zustände vorausgegangen – linke und rechte Gruppen bekämpften sich gegenseitig.

Im Rahmen des Putsches kam es zu massenhaften Verhaftungen, Hinrichtungen und Folter. Tausenden Menschen wurde die Staatsbürgerschaft entzogen.

DOĞAN NACHRICHTENAGENTUR | DHA auf Twitter | DHA auf Facebook

gaziantep escort

2 güreşçimiz finale yükseldi

Türkiye Genç Erkek Güreş Milli Takımımız, 38 ülkenin katıldığı Avrupa Şampiyonası’nın son gün sabah seansı karşılaşmalarında gücünü gösterdi.
Şampiyonanın ilk gününü 3 bronz madalya ile kapatan Milli güreşçilerimizden Barış Kaya ve Yunus Emre Dede Altın madalya, Fatih Erdin ve Haydar Yavuz ise bronz madalya için akşam seansında mindere çıkacaklar.

Polonya’nın Katowiçe şehrinde dün başlayan Gençler Avrupa Serbest Güreş Şampiyonası ikinci gün sabah seansında, 55 kg da Barış Kaya, 66 kg da Haydar Yavuz, 84 Kg da Fatih Erdin ve 120 kg da Yunus Emre Dede mindere çıktı.

ALTIN MADALYA UMUDU FATİH ERDİN ŞOK YARATTI

Hala Spodek Spor Salonu’nda serbest stil müsabakalarının son gününde ilk olarak mindere 84 Kg da Fatih Erdin geldi. Macar, Gyurist Gergely karşısında 1 dakika dolmadan denediği tekniklerle 10-0 teknik üstünlükle kazanarak 2. Tura çıktı. Bu turda Gücü Giorgi Chkhartishvili ile karşılaştı. Maçın favorisi olan Erdin, ilk devreyi 2-0 önde kapattı. Maçın son bölümlerinde Giorgi, 3-2 öne geçti. Fatih rakibini çırparak 4-3 öne geçti. Son 7 saniyeye girildiğinde Gürcü sporcu maç buyunca en iyi yaptığı iş,solto tekniğini uyguladı ve 5-4 öne geçerek karşılaşmayı kazandı. Giorgi’nin finale çıkmasıyla repesaj hakkı kazanan Fatih Erdin, Rus Aslan Bibulatov kaşsısına çıktı. Erdin bu maçı 7-3 kazanarak ikinci repesaj maçına çıkma hakkı elde etti. Erdin, 3.’lik 5.’lik maçına çıkabilmek için İtalyan Raffi William ile karşılaştı. Bu maçı 10-0 teknik üstünlükle kazanan milli güreşçimiz, akşam seansında bronz madalya için mindere çıkma hakkı elde etti.

HAYDAR YAVUZ YARI FİNALDE YENİLDİ

Şampiyonada Milli takımımız adına ikinci olarak mindere 66 kg da Haydar Yavuz çıktı. Yavuz, Litvanya’lı Rokas Valantitas karşısında 3 defa iki puanlık oyunla 6-0 öne geçti. 40.’cı saniye dolarken rakibini tuş pozisyonunda yakaladı ve karşılaşmayı 14-0 teknik üstünlükle kazanarak 2. Tura çıktı. Yavuz bu turda, Moldova’lı Toma Vascan karşısında 8-0 öndeyken tuş yaparak çeyrek finale yükseldi. Yarı finale çıkmak için Haydar Yavuz, Ermeni Aren Alekyan ile karşılaştı. Karşılaşmayı 12-2 teknik üstünlükle kazanan Yavuz, yarı finale yükseldi. Yavuz, yarı finalde Azeri Murad Süleymanov ile karşılaştı. Bu karşılaşmayı 7-6 kaybeden Yavuz, akşam seansında bronz madalya için mindere çıkacak diğer sporcumuz oldu.

HAKEMLERİ DE YENEN BARIŞ KAYA FİNALDE

55 kg da Barış Kaya, çeyrek final karşılaşması ile başladı şampiyonaya. Moldova’lı İgor Chichioi karşısında maç sonuna kadar üstün güreşen Kaya, maçı (10-1) kazanarak yarı finale yükseldi. Yarı finalde ev sahibi Polonya’lı Tomasz Ogonowski karşısında iki defa sayı olarak geri düşmesine rağmen devreyi 6-4 önde kapattı. İkinci devre ise Hakemlerin özellikle tamamlanmayan oyunda Polonyalı sporcuya iki puan vermesi Kaya’yı hırslandırdı. Son 45 saniye kala skoru 12-6′ya getiren Milli sporcumuz, son saniyede rakibini tuş yapmasına rağmen hakemlerin vermemesine tepki gösterdi. Kaya bu sonuçla akşam seansında Altın madalya için Rus, Tamir Garmaev ile finalde karşılaşacak.

YUNUS EMRE DEDE RAKİPLERİNE PUAN VERMEDEN FİNALE YÜKSELDİ

Milli takımımız adına son olarak 120 kg da Yunus Emre Dede mindere çıktı. Çeyrek final karşılaşmasında Yunan, Christos Mavridis ile karşılaştı. Yunanlı rakibi karşısında ilk devreyi 4-0 önde kapatan Dede, maçı 10-0 teknik üstünlükle kazanarak yarı finale yükseldi. Yarı finalde Macar Mihaly Nagy ile karşılaştı. Bu maçı da 10-0 teknik üstünlükle kazanan Dede finale yükseldi. Akşam seansında Yunus, Gürcü Geno Petriashvili ile altın madalya mücadelesi verecek.

ERCAN ATA – KATOWİÇE / DHA

gaziantep escort

Yüksek ulaşım maliyeti istihdamı olumsuz etkiliyor

TÜRKİYE’DE işsizliğin çift haneli rakamlara dayanmış olmasına rağmen, insan kaynakları profesyonelleri ve işverenler, işyerinin uzak olduğu ya da önerilen pozisyonu beğenmediği için iş arayanlarının yüzde 40′ının mülakatlara gitmediğine dikkat çekiyor.
Eleman.net internet sitesi iş arayanlar arasında “Mülakata gitmeme nedenleri” konulu anket bir anket düzenledi. Anket sonuçlarına göre, yüzde 39 ile adayların en büyük bölümünün, mülakata gitmeme nedeni olarnak “firmanın evine uzak olmasını” gösterdi. Mülakata gitmeyenlerin yüzde 30’u da pozisyonu beğenmediği için iş görüşmeye gitmediğini belirtti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Tüketici Fiyatları Endeksi’ni (TÜFE) oluşturan ana harcama grupları içinde ulaşımın payı yüzde 15.54 ile gıdadan sonra geliyor. Eleman.net’in anketinde yer alan işyeri uzaklı nedeniyle mülakata gitmeyen adayları, TÜİK rakamlarına göre, hane halkının ana harca kalemlerinde biri olan ulaşım ücretlerinin yüksekliği caydırıyor.

ULAŞIM ZAMLARI

Servis hizmeti olmayan işyerlerine kendi olanaklarıyla gitmek zorunda kalanlar ağırlıklı olarak toplu taşıma araçlarını kullanıyor. Ancak, özellikle büyük kentlerde toplu ulaşım ücretleri de bu durumda caydırıcı oluyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi yakın zamanda, İETT otobüsleri, Tünel, Nostaljik Tramvay, özel halk otobüsleri, Otobüs AŞ ve raylı sistemler, İDO Sirkeci-Harem Araba Vapuru, Şehir Hatları vapurları, özel deniz motorları ve Marmaray ulaşım ücretlerini yüzde 10.3 artırdı.

Ayrıca aynı tarihlerde, Ankara Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi, EGO otobüsleri, Metro ve Ankaray ücretlerine yüzde 15′i aşan zam yaptı.

“MÜLAKATINA GİTMEMESİ BİR REFERANS ÖLÇÜSÜ”

Eleman.net Genel Müdürü Özlem Demirci Duyarlar, insan kaynakları yöneticileri ve işverenlerin en çok rahatsızlık duydukları konunun, adayların mülakat davetlerini kabul edip akabinde her hangi bir mazeret belirtmeksiniz iş görüşmelerine katılmamaları olduğunu belirtiyor.

Bu oranın yaklaşık yüzde 40’a vardığını söyleyen Duyarlar, “İş arayan kişi o şirketin mülakatına gitmediği takdirde, daha sonra şirketin başka bir pozisyonuna başvurduğunda mülakata çağrılma olasılığı oldukça azalıyor. Kişinin daha önceki pozisyonun mülakatına gitmemesi bir referans ölçüsü olarak algılanıyor” dedi.

İş arayanların pozisyon seviyesi arttıkça, ulaşım masraflarının da şirketler tarafından karşılanması nedeniyle, mülakat randevusuna da sadak artıyor. Duyarlar, “Genel Müdür seviyesinde iş arayanlar, mülakatlara sadık kalıyorlar. Bu tarz gerekçeler pozisyon seviyesi yükseldikçe ortadan kalkıyor. Çünkü pozisyon yükseldikçe alternatif de azalıyor” dedi.
İSTANBUL, (DHA)

malatya escort

‘Türmen’in CHP grubundan aday gösterilmesini beklerdik’

HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen’in HDP tarafından Cumhurbaşkanı adayı olarak önerilmesi ile ilgili açıklama yaptı. Tüzel, “Biz onun CHP grubundan Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesini beklerdik. Böyle bir şey olmuş olsaydı, belki de HDP’de bu yönde karar alıp kendisini destekleyebilirdi” dedi.
HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Türkiye’nin değişik illerinden gelen işçi temsilcileri ile birlikte TBMM basın kapısı önünde basın toplantısı düzenledi. Taşeronlaşmanın yasaklanması için 100 binin üzerinde imza toplandığını ve bu imzaları TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e vereceklerini belirten Tüzel, “100 bini aşkın imza, taşeronun yasaklanması, özelleştirmelerin durdurulması, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınması, denetimlerin işçi temsilcileri, sendikalar ve meslek kuruluşlarıyla birlikte yapılması ve iş kazalarının sorumlularının cezalandırılmasına dönük toplanan imzaları TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e sunacağız” dedi.

Burada gazetecilerin CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen’in HDP tarafından Cumhurbaşkanı adayı olarak önerilmesini hatırlatması üzerine Tüzel, “Rıza Türmen çok değerli, hem insan hakları alanında, hem Avrupa İnsan Hakları yargıcı olarak, hem de ülkemizdeki demokrasi ve özgürlükler sorununda halktan yana tutum almış bir temsilci olarak çok saygı değer bir insan. Böylesi bir görevi layıkıyla yerine getirebilecek bir insan. Biz arzu ederiz ki onun kendi gurubundan, CHP grubundan Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesini beklerdik. Böyle bir şey olmuş olsaydı, beklide HDP’de bu yönde karar alıp kendisini destekleyebilirdi. Ekmeleddin İhsanoğlu gibi bir şahsiyeti mevcut iktidarın bugünkü sürdürmüş olduğu anlayışa çok ters düşmeyen ve CHP’nin aslında ilkeleriyle, anlayışıyla tabandaki beklentisiyle uyuşmayan bir aday saptamış oldu. Biz HDP olarak Türkiye’nin emek, demokrasi, özgürlükler, İnançlar, laik, çevre sorunları, cinsiyet ayrımcılığı gibi temel meseleleri üzerinde halkın yanında olacak bir aday arayışı içinde olduk ve olacağız. Bu yönde çalışmalarımız sürüyor. Arkadaşlarımız Rıza Türmen ile zannederim bir görüşme yaptılar. Bunun ne kadar gerçekleşebilir olacağını önümüzdeki süreçte göreceğiz” dedi.

Tüzel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu adaylık tartışması CHP’de bir dalgalanmaya yol açtı. CHP’ye gönül vermiş bütün CHP camiası bu gidişatı sorgulamalı. Bizim dileğimiz o. Biz bütün halk güçleri olarak ortak hareket etmek isteriz. Cumhurbaşkanlığı süreci bütün kutuplaştırmaların, gerginleştirmenin, bu savaşa doğru sürüklenen dış politika karşısında kendi sorunlarımıza çözüm üreten, devlete başkanlık değil, halkı temsil edecek gerçekten bir Cumhurbaşkanlığı aday çıkartma çalışmalarımız sürecektir.”
Fırat KESKİNKIYLIÇ/ANKARA,(DHA)

malatya escort

200 bin işçi ülkeyi terk etti

TAYLAND ve Kamboçya yas adışı çalışan işçilere baskın yapılacak söyletisinin doğru olmadığını resmi kanallarla duyurdu ve böyle bir şeyin gerçekleşmeyeceği üzerinde anlaştı ama bu sırada 200 bine yakın yabancı işçi Tayland’ı terketti.

İki ülkenin de Dışişleri departmanları alarma geçti ve hızlı bir işbirliği ile söylentilerin gerçek olmadığını belirtti. Ayrıca Tayland’daki Kamboçya büyükelçisi söylentilerin yalan olduğunu belirtti. Büyükelçi açıklamasında şöyle dedi:

“Kaçak işçilerin vurulduğuna dair raporlar, polisler tarafından rahatsız edilen işçiler olduğuna dair raporlar, bunların hepsi gerçek dışıdır. Hepsi uydurmadır. Şu anda Tayland hükümeti ile birlikte ve söylentilerin ötesinde bir işbirliği içerisindeyiz.”

Tayland Hükümeti kaçak işçilerin hepsini yasal hale getirecek ve hepsine çalışma vizesi verecek düzenlemeler üzerinde çalışıyor. 11 Ağustos’a kadar bu işlemlerin biteceğini belirtildi.
Kenan KARADENİZ/BANGKOK, (DHA)

kayseri escort

IŞİD, Türkmen köyünden geri çekildi

IŞİD, Türkmen Beşir köyünden geri çekildi.
Dün öğlen saatlerinde Irak’ın Kerkük iline bağlı Beşir köyü Irak Şam İslam Devleti militanlarının saldırısına uğradıktan sonra peşmerge ve polis bölgeyi terketti, köylülerin büyük bir kısmı köylerine yakın olan Tazehurmatu kasabasına akın etti.
Saldırıda 6 sivil Türkmen’in yanı sıra 3 emniyet görevlisi ile 6 Işid üyesi yaşamını yitirdi, yaralı sayısı 30′u geçti.
Peşmerge ve polis güçlerinin tekrar devreye girmesiyle silahlı gruplar köyü terkederek geri çekildi.
Ahmet Haşim MUHTAROĞLU- IRAK(DHA)

kayseri escort